15 Mayıs 2012 Salı

San'at ile Buluşmak: Henkel Art.Award.’ta yeni heyecan başladı!

Henkel, Orta ve Doğu Avrupa çapında düzenlediği Henkel Art.Award. için başvuru ve katılım çağrısı yaptı. Türkiye’nin de yar aldığı 23 ülkeden kreatif görsel sanatçılara yönelik sanat ödülü, KulturKontakt Austria ve Viyana Modern Sanat Müzesi (Museum der Modernen Kunst Stiftung Ludwig Wien – mumok) ile işbirliği içinde verilecek. Birinciliği kazanan sanatçıya 7 bin Euro para ödülünün yanı sıra, kendi ülkesinde ve Viyana’da bulunan mumok’ta birer kişisel sergi imkânı sağlanacak. Böylece ödülün toplam değeri 35 bin Euro’ya ulaşıyor.

Sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda sanat odaklı çalışmalara katkı sağlayan Henkel, her yıl Orta ve Doğu Avrupa çapında sanat ödülü veriyor. Bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan Henkel Art.Award.’ta yeni heyecan, başvuru ve katılım çağırısıyla başladı.

Bu yılın Henkel Art.Award.’ı, bir kez daha resim, çizim, fotoğraf, video ve enstalasyon alanlarından görsel sanatçılar tarafından sunulan olağanüstü ve inovatif çalışmaları onurlandıracak. Saygın isimlerden oluşacak uluslararası jüri, tüm katılımcılar arasından ana ödül için beş finalisti aday göstermek üzere 2012 yazında toplanacak. Ödül sahibi, Ekim 2012’de Viyana’da gerçekleştirilecek olan bir gala töreninde ilan edilecek.


Henkel CEE (Orta ve Doğu Avrupa Merkezi) Başkanı Günter Thumser, Henkel’in sanat sponsorluğuna her zaman kararlılıkla büyük ilgi gösterdiğini belirterek, “Sanat sadece kültürel değişime değil, karşılıklı anlayışa da katkıda bulunur” dedi.


Genç sanatçılara destek
 Henkel CEE ayrıca uzun süredir ortağı olan KulturKontakt Austria ile işbirliği içinde bir kez daha genç Doğu Avrupalı sanatçılar için 2 bin Euro değerinde burs ödülü verecek. Ödül sahibi, KulturKontakt Austria’nın Artists-in-Residence programının katılımcıları arasından seçilecek.
Henkel Art.Award. hakkında daha fazla bilgi için lütfen http://artaward.henkel-cee.com veya www.facebook.com/HenkelArtAward adreslerini ziyaret ediniz.
 Henkel CEE Hakkında:
Viyana’da bulunan Henkel Central Eastern Europe, Orta ve Doğu Avrupa’da ve Orta Asya’da yer alan 32 ülkedeki ticari operasyonların yönetim sorumluluğuna sahiptir. Henkel; deterjan, temizlik malzemesi ve kozmetik alanında en iyi ürün sağlayıcılardan birisidir ve saç kozmetiği ve yapıştırıcılar ve ayrıca yüzey işlemi segmentinde pazar lideridir. 2010 yılında Henkel Central Eastern Europe, 2,880 milyon Euro’luk bir gelir duyurdu ve yaklaşık 9.500 kişi istihdam etti. Henkel ürünleri 120 yıldır Avusturya’da satılmaktadır ve 1927 yılından beri Viyana’da üretilmektedir.

13 Mayıs 2012 Pazar

Eğitim Şart

4 Mayıs 2012 Cuma

Ve bir yıl

23 Nisan 2012 Pazartesi

Gitmek: Benim Marlon ve Brandom

29 Mart 2012 Perşembe

Nefesini Tüketme!


Etrafımda sigara tiryakisi olan dost-akraba-arkadaş pek çok kişi bulunmakta. Hepsi de aslında potansiyel sigarayı bırakma niyetinde olan kişiler esasen. Ama çoğu zaman niyetten ötesine gidemediklerini görüyorum. Ya adam akıllı hayat dersi olacak türden başlarına bir hastalık geldiği zaman tamamen bırakıyorlar ya da kısa süreli sigaradan uzak durma hali yaşıyorlar.

Hepsi de aynı ezberden aşağı yukarı aynı aşamalardan geçiyorlar.

İnkar
Ben çok fazla sigara içmiyorum, öyle eş dost muhabbet olunca tek tük içiyorum.

İsyan
Bir sigaram var ona da karışıyorlar, içtirmiyorlar.

Pazarlık
Ben kendimi bilmiyor muyum, bugün sigarayı azaltıyorum. Şimdi 3 tane içeceğim. Yarın bire düşüreceğim.

Depresyon
Olmuyor, sigara içmeyi azaltamıyorum.

Kabullenme
Evet ben bir sigara tiryakisiyim.

Bir araştırmaya göre ilk sigara içme yaşı 7’ye düşmüştür. Her gün sigara içmeye başlama yaşı ise 13. "Ülkemizde yaklaşık 21 milyon kişi sigara kullanmakta ve sebep olduğu hastalıklardan da yılda 165 bin kişi hayatını kaybetmektedir. http://www.haberturk.com/saglik/haber/725372-sigara-icme-yasi-7ye-dustu 

Durum bu kadar ciddiyken bu konuda neler yapılmalı? Sigarayı bırakmak konusunda tek bir yol izlemek ne kadar doğru, çünkü herkesin farklı işleyen bir bırakma süreci olduğu aşikar.

Nasıl bırakabilirsiniz?
Sigarayı bırakmanın tek bir doğru yolu olmadığına dikkat çeken www.sigarayibitirin.com, başarıda rol oynayan çeşitli öğeleri özetliyor:


Sigarayı bırakma kararını vermek: Bu kararı sadece siz verebilirsiniz.
Sigarayı bırakma tarihi belirlemek ve uygun bir bırakma planı seçmek: Sigarayı bırakmak için bir tarih belirlemek çok önemli bir adımdır. Bu tarih önünüzdeki 2-3 hafta içinde olmalıdır. Sigarayı bırakmak için kendinize uygun bir plan seçin. Destek tedaviler için eczacınıza ya da doktorunuza danışın. Pozitif düşünün ve başaracağınıza inanın.

Sigara yoksunluğu
Sigarayı bırakınca ortaya çıkan yoksunluk belirtileriyle baş etmek: Sigara yoksunluğu iki bölümden oluşur. Fiziksel yoksunluk zorlayıcıdır, ancak nikotin yerine koyma (replasman) tedavisi veya sigara bırakmaya yardımcı olan diğer ilaçlarla bu belirtilerin çoğu hafifletilebilir. Sadece tedavi amaçlı nikotin içeren Nikotin Replasman Tedavisi (NRT) ürünleri, sigaradaki diğer zehirli ve tehlikeli maddelerin alınmasını önler. NRT ürünlerinin miktarı ve dozu zaman içinde ayarlanarak nikotin miktarı kademeli olarak azaltılır. Böylece nikotin pastili ve bantı gibi NRT ürünleri sigara açlığını ve yoksunluk belirtilerini kontrol altına alarak sigarayı bırakmaya yardımcı olur.
Birçok kişi zihinsel yoksunluğun çok daha zor olduğunu düşünmektedir. Yaşamanızda sigara içme ile ilişkili tüm alışkanlıkları değiştirmeye çalışmak da yararlı olacaktır.
Tekrar sigaraya başlamama: Sigaraya tekrar başlamamanın son, en uzun ve en önemli basamak olduğunu unutmayın. Sigara yoksunluğu ile baş etmek için kullandığınız yöntemleri bu dönemde de uygulayabilirsiniz. Önceden sigara içmek isteyeceğiniz durumları belirleyip bunlarla nasıl baş edeceğiniz konusunda bir strateji geliştirin.

Sigara bırakıldıktan sonra kısa ve uzun dönemde gözlenen yararlar

20 dakika
Kan basıncı ve nabız hızı normale döner. El ve ayaklardaki dolaşım düzelmeye başlar.

8 saat
Kandaki oksijen düzeyleri normale döner. Kalp krizi geçirme riski düşmeye başlar.

24 saat
Karbonmonoksit vücuttan uzaklaştırılır. Akciğerler mukus ve diğer artıkları temizlemeye başlar.

48 saat
Nikotin vücuttan atılır. Tat ve koku alma duyuları iyileşir.

72 saat
Bronşlar gevşediği için nefes almak kolaylaşır. Enerji düzeyleri artar.

2-12 hafta
Tüm vücutta dolaşım iyileşir ve yürümek daha kolaylaşır.

3-9 ay
Öksürük, nefes darlığı ve hırıltılı solunum gibi nefes problemleri düzelir. Genel olarak akciğer fonksiyonu % 5-10 artar.

5 yıl
Kalp krizi geçirme riski sigara içenlere göre yarıya düşer.

10 yıl
Akciğer kanseri riski sigara içenlere göre yarıya düşer. Kalp krizi geçirme riski hiç sigara içmemiş olanlarla hemen hemen aynı düzeye gelir.

Şifa bulmanız dileğiyle, 

http://www.sigarayibitirin.com/
https://twitter.com/sigarayibitirin





7 Şubat 2012 Salı

Dove herkese Nil’le düet fırsatı sunuyor

Kadınları bakımdan gelen güzellikle buluşturan Dove, kişisel bakımın 4 adımını Nil Karaibrahimgil’in Dove için bestelediği özgün şarkısıyla anlatırken kampanyanın takipçilerini 4 yeni şarkıyla buluşturuyor. Dove’un benzersiz projesiyle, herkes bu şarkılara dijital ortamda eşlik edebiliyor, Nil’le yaptığı bu özel düeti sevdikleriyle paylaşabiliyor.

 Bakımdan gelen güzelliği kadınlarla buluşturmayı misyon edinen Dove, 4 adımda gelen güzelliğin sırrını Nil Karaibrahimgil’in özgün şarkılarıyla anlatıyor. Sanatçının 15 yıl önce Dove için bestelediği “Bırak sana Dove baksın” şarkısıyla kadınlara kişisel bakımın önemini hatırlatan Dove, şimdi de herkese Nil Karaibrahimgil ile düet yapma olanağı sağlıyor! Nil’le düet yapanlar, Türkiye’de benzeri görülmemiş bir dijital uygulama aracılığıyla eşlik ettikleri şarkılarla oluşturdukları özel video klipleri yılbaşı ve doğum günlerinde sevdikleriyle paylaşabiliyor. Kullanıcılar, “Yılbaşı” ve “Doğum Günü” dışında “Seni Seviyorum” ve “Özledim” temalı şarkılara da eşlik ederek kendi kayıtlarından oluşan Nil’le düet videolarını sevdiklerine iletebiliyor.


Nil’le düet çok kolay
Seslerini ve sevgilerini diledikleri kişiyle paylaşmak isteyen kullanıcılar, Nil’in Dove için yazdığı her biri kendine özgü içeriğe sahip 4 yeni şarkıya bilgisayar mikrofonları veya cep telefonlarından ücretsiz olarak eşlik ederek dijital ortamda seslerini kaydedebiliyor. Uygulama sayesinde kaydedilen sesleri Nil’in sesiyle kolayca birleştiren kullanıcılar, Nil’le gerçekleştirdikleri bu düet kayıtlarından özel video klipler oluşturabiliyor ve bu klipleri sevdikleriyle paylaşabiliyor. Böylece birbirinden güzel dilek ve duygularını Dove şarkıları eşliğinde paylaşanlar, sevdikleri ve özledikleri kişilere unutulmaz bir sürpriz yapma olanağı yakalıyor. Uygulamaya katılanlar, yılbaşı ve doğum günlerine özel hazırlanan şarkılara da eşlik ederek iyi dileklerini istedikleri kişiyle paylaşabiliyor.



Dove’un ilk şarkısını 15 yıl önce yapmıştı
Öğrencilik döneminde Dove Cream Bar için gerçekleştirilen reklam oyuncusu seçmelerine katılmak için Prag’a giden Nil, yönetmen tarafından fazla genç bulununca, o gün Dove için bir şarkı yazdı. Bundan tam 15 yıl sonra Dove’la yolu kesişen Nil Karaibrahimgil’in o gün bestelediği şarkı Dove şarkısı oldu: Bırak Sana Dove Baksın!

4 adımla gelen güzellik
Güzellik ve mutluluk için kişisel bakımın gerekliliğini hatırlatan Dove, Nil’in bestelediği 4 şarkıyla kadınları adım adım kişisel bakıma yönlendiriyor. Geniş ürün portföyüyle kişisel bakımın her evresinde kadınları cesaretlendiren Dove, ilk adım olan cilt bakımında temiz ve sağlıklı ciltleri hedeflerken ikinci adım olarak saç bakımını ele alıyor. Üçüncü adımda doğru deodorant kullanımıyla koltukaltı bakımının önemini vurgulayan Dove, son adımında da  cildi nemlendirmenin gerekliliğine dikkat çekiyor.
www.nilleduet.com

25 Ocak 2012 Çarşamba

Kalbim Sende Pastası

Kısa bir süre önce pasta yapımına merak sardım. Araştırmaya başladım. Türkiye’de 24 yıldır ürettiği ürünleriyle fırınlara, pastanelere ve otellere çözüm ve servisler sunan Puratos ile karşılaştım. Belçika'da kurulan Puratos, 109 ülkede, 58 fabrikası ve 4 bin çalışanıyla iş ortaklarına kaliteli pasta ve çikolata hammaddesi üreten, ekmek ve pastada dünyanın alanında ikinci büyük kuruluşu. Ayrıca Puratos öncülüğünde her ay yurtdışından şef ve uzmanlar Türkiye’ye gelip Türk ustalara eğitim veriyor ve sertifika programları düzenliyor.

Sosyal medya platformu olarak Facebook’u aktif kullanıyorlar. ‎Şu aralar https://www.facebook.com/Puratos.TR  adreslerinde görsel bir pasta şöleni yaşanıyor. "Aşk Temalı En Yaratıcı Pasta Yarışması" düzenliyorlar.
Yarışmaya başvurmak için yapmanız gereken; aşk temalı pastanızı yapıp, görselini https://www.facebook.com/Puratos.TR sayfasının duvarına yüklemek. Daha sonra, sol tarafta bulunan Pasta Yarışması Başvuru sekmesine http://www.facebook.com/Puratos.TR?sk=app_6009294086  iletişim bilgilerinizi bırakmak. Bu arada başvuru koşullarıyla ayrıntılı bilgiyi http://www.facebook.com/Puratos.TR?sk=app_169636556420716 edinebilirsiniz.

Benim favori pastam Lerzan Kara’nın yaptığı esprili pasta((:

Haydi bakalım Puratos’un verdiği bahaneyle sevgilinize, sevdiklerinize pasta yapmaya, doğru mutfağa marş marş!

6 Ocak 2012 Cuma

Sen de Destek Ol!


Kurtuluş Son Durak filminin fularını
Morhipo’dan al, STK’lara destek ol!


Henüz gösterime girmeden oyuncu kadrosu ve senaryosu ile büyük ilgi toplayan “Kurtuluş Son Durak” filminin fularları Morhipo.com’dan satışa sunulacak. Her türlü şiddete karşı çıkan kadınların macerasınıanlatan Kurtuluş Son Durak filminde kullanılan ve filmin simgesi haline gelen fularların satışından elde edilen gelir,
“En Güzel Alışveriş Bahanesi: PAYLAŞTIK” projesi kapsamında destek olunan sivil toplum kuruluşlarına aktarılacak.

Yönetmenliğini Yusuf Pirhasan’ın yaptığı;kadrosunu Demet Akbağ, Belçim Bilgin, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök, Damla Sönmez, Yavuz Bingöl, Ahmet Mümtaz Taylan ve Mete Horozoğlu gibi usta oyuncuların oluşturduğu Kurtuluş Son Durak filminin simgesi haline gelen fularlar Morhipo.com’dan satışa sunulacak. 6 Ocak’ta gösterime girecek olan filmle birlikte Morhipo.com üzerinden satışa sunulacak fularlardan elde edilen gelir, “En Güzel Alışveriş Bahanesi:Paylaştık” projesi kapsamında ilgili sivil toplum kuruluşlarına aktarılacak.

BKM işbirliğiyle Kurtuluş Son Durak filminin gösterimiyle birlikte önemli bir projeyi daha hayata geçirecek olan Boyner Holding kuruluşu MORHİPO, sosyal sorumluluk çalışmalarına verdiği desteği fular satışıyla birlikte biraz daha büyütmüş olacak. Sürdürülebilir destekler sağlamak için PAYLAŞTIK satış noktası ile  bir ilke imza atan  MORHIPO.COM  sivil toplum kuruluşları ile  müşterilerini “En Güzel Alışveriş Bahanesi” projesinde tekrar buluşturacak.

Çocukların ve gençlerin eğitimi, erken çocukluk eğitimi, yetişkin eğitimi,  sağlık, kadın- erkek eşitliği, hayvan hakları alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; TOG, LÖSEV, TOÇEV, AÇEV, HAYTAP, KEDEV, KAMER tarafından yürütülen çalışmaları desteklemek için üretilen ürünler MORHİPO.com’da “En Güzel Alışveriş Bahanesi Projesi”  ile satışa sunuluyor. Sivil toplum kuruluşlarının ürettiği ürünler MORHİPO ile destekçilerine ulaşıyor, STK’ların ürünlerinin satışlardan elde edilen gelirin tamamı  MORHİPO tarafından sivil toplum kuruluşlarına aktarılıyor.

Kurtuluş Son Durak Fularını satın almak için: 
http://www.morhipo.com/tr-tr/Urun/Liste/191/paylas-tik-/kurtulus-son-durak/tum-urunler#stt=&pg=0&ps=80&prv=

29 Aralık 2011 Perşembe

Ortak Paydaların İzdüşümleri

25 Kasım 2011 Cuma



OTOMOBİL MERAKLILARINA DUYURULUR




ODD SATIŞ VE İLETİŞİM ÖDÜLLERİ 2011 GLADYATÖRLERİ’NİN HALK OYLAMASI Apple iPad 2 KAZANDIRIYOR
31 Aralık 2011 tarihinde sona erecek olan oylamada heyecan artıyor

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD)  düzenlediği ve oylama süreci 31 Aralık 2011 tarihinde sona erecek olan ODD Satış ve İletişim Ödülleri 2011 Gladyatörleri’nde final yaklaştıkça heyecan artıyor. Satış ve iletişim kategorilerinde 17 ödülün sahiplerini bulacağı yarışmanın halka açık 6 kategorisinde oy verenler ise Apple iPad 2 kazanma şansı yakalayacak.

Temsil ettiği 53 marka ile otomotiv sektörünün en saygın çatı kuruluşlarından olan Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) bu yıl ikincisini düzenlediği ODD Satış ve İletişim Ödülleri’nde heyecanlı oylama süreci devam ediyor. 31 Aralık 2011 tarihine kadar sürecek oylamanın halka açık 6 kategorisinde ise farklı bir heyecan yaşanıyor. Bu kategorilerde oy veren katılımcılar, her kategorideki oyları için bir Apple iPad 2 kazanma şansı yakalayacak.  Katılımcılar, www.oddgladyator.com adresine girerek “Yılın Gazete İlanı”, “Yılın TV Reklamı”, “Yılın Dergi İlanı”, “Yılın Radyo Spotu”, “Yılın Dijital Uygulaması” ve “Yılın Outdoor Uygulaması” kategorilerinde oy verebiliyor. Oylama sürecinin tamamlanmasının ardından noter huzurunda yapılacak çekilişle 6 adet Apple iPad 2 sahiplerini bulacak. Katılımcılar, ODD Satış ve İletişim Ödülleri 2011 Gladyatörleri ile ilgili gelişmeleri, ODD’nin Facebook, Twitter ve FriendFeed adreslerinden takip edebiliyor.

ODD Satış ve İletişim Ödülleri 2011 Gladyatörleri’nde bu yıl ilk kez yapılacak uygulamayla finale kalan 5 çalışma arasından en iyiler, jürinin ödül gecesinde canlı olarak gerçekleştireceği oylamayla seçilecek. Ayrıca yine bu yıl ilk kez gerçekleşecek bir uygulama ile “Yılın Basın Lansmanı” ödülünü, otomotiv medyasının temsilcileri belirleyecek. Otomotiv sektöründe uzmanlaşan basın mensupları, kendilerine verilen şifre ve kullanıcı adıyla en beğendikleri lansmanı belirleyecekler.

Satış Ödülleri kategorisinde, “En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası”, “En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Modeli”, “En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Markası”, “En Hızlı Büyüyen Otomobil Markası”, “En Çok Satılan Otomobil Modeli”, “En Çok Satılan Otomobil Markası” ve “En Çok Satılan Marka (Otomobil + Hafif Ticari)” belirlenecek.
İletişim Ödülleri kategorisinde ise “Yılın TV Reklamı”, “Yılın Gazete İlanı”, “Yılın Radyo Spotu”, “Yılın Dergi İlanı”, “Yılın Basın Lansmanı”, “Yılın PR/Etkinlik Uygulaması”, “Yılın Dijital Uygulaması”, “Yılın Outdoor Uygulaması”, “Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi”, “Yılın Entegre İletişim Kampanyası” seçilecek.

“Satış Ödülleri” kategorisinde birinciler, ODD veritabanına işlenen yıllık satış adetlerine göre belirlenecek. Firmalar, ödüllere paralel olarak hazırlanan ve ODD tarafından onaylanan logo/amblemlerin kullanım hakkına bir yıllığına sahip olacaklar. “Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi”, “Yılın PR/Etkinlik Uygulaması”, “Yılın Entegre İletişim Kampanyası” kategorileri ise halk oylaması dışında değerlendirilecek.

2011 Gladyatörleri’nin bu yılki destekçileri arasında BRİSA, CASTROL, TURKCELL, GEFCO ve GÜNEŞ SİGORTA bulunuyor.

13 Kasım 2011 Pazar

En Güzel İstanbul Videosu Aranıyor


Bugüne kadar yönetmenlerin objektifine kimi zaman mutlu, kimi zaman hüzünlü ama her zaman etkileyici görüntü veren İstanbul, bu kez yepyeni bir heyecana ortak oluyor. İstanblue Vodka’nın düzenlediği “İstanblue Anlat” yarışması, yeteneğine güvenenleri, İstanbul’u videoyla anlatmaya çağırıyor. Kendi İstanbul’unu videoyla anlatmak isteyenler, www.istanblueanlat.com sitesine girerek 11 Aralık 2011 tarihine kadar başvuru yapabilecek. Yarışmada dereceye girenleri birbirinden güzel ödüller bekliyor.

İstanblue Vodka’nın organizasyonuyla gerçekleştirilen “İstanblue Anlat” video yarışmasına katılanlar, medeniyetlerin başkenti İstanbul’u yepyeni ve farklı bakış açılarıyla yansıtma fırsatı bulacak. Yeteneğine güvenen amatör video meraklıları, kendi İstanbul’larını görüntüyle yansıttıkları çalışmalarıyla dijital platformlarda sürekli yer alacak.

İstanblue Anlat projesine katılan yarışmacıların değerlendirilmesi, iki etapta yapılacak. www.istanblueanlat.com sitesi üzerinden gerçekleşen tüm başvuruların katılım koşullarına uygunlukları, bir moderatör tarafından kontrol edilecek. Ön elemeyi geçen yarışmacılar “İstanblue Anlat” projesi için özel olarak belirlenen jüri üyeleri tarafından değerlendirilip ödüllendirilecek. Yarışmanın jüri üyeleri arasında dDF Ajans Başkanı Murat Işık, Rafineri Yaratıcı Yönetmen Orkun Demirelli, Zarakol İletişim Ajans Başkanı ve Yönetmen Cihan Zarakol bulunuyor.

Yarışmada birinci olan Sony HDR CX 105 E, ikinci olan DCR SX53 E kazanırken; üçüncü ise tam 1 yıl boyunca İstanblue Vodka’nın düzenleyeceği etkinliklere giriş hakkı elde edecek.  Yarışmaya 24 yaş ve üzerinde olanlar katılabiliyor.

Başvuru ve ayrıntılı bilgi için: www.istanblueanlat.com

4 Kasım 2011 Cuma

1 Kitap 1 Yazar


Bazen okuduğunuz bir kitabı yine  elinize alabilir, izlediğiniz bir filmi yine izleyebilir, birçok yapmış olduğunuz şeyi yine yapabilirsiniz. Bunları neden yaparız? Ya tekrar yapması çok keyiflidir ya da daha hala öznelerle yollarımızı ayıramamış, ders alamamışızdır.

Üstün Dökmen’in Yaşama Yerleşmek kitabını yine elime almamdaki gerekçeler bunlardı. Kitabın yola çıkış hikayesi stresle ilgili 1950’lerde geçen bir olay:

Olay şu: Sandalye, koltuk tamir eden bir usta varmış. Ustanın gözlemlerine göre, bazı müşterilerinin bekleme salonlarındaki koltukların ön tarafları, bazı müşterilerinin koltuklarınınsa orta kısımları daha fazla aşınıyormuş. Ön tarafı aşınan koltuklar kardiyologların muayenehanelerinin bekleme salonlarındaymış; diğer hekimlerin ve başka mesleklere mensup kişilerin bekleme salonlarındaki koltuklarınsa daha çok orta kısımları aşınıyormuş. Usta bunu hekimlere söylediğinde, hekimler bu gözlemi şöyle yorumlamışlar: Kalp sorunlarıyla kardiyologlara başvuranlar her zamanki aceleci, sabırsız tavırlarıyla, kalkmaya hazır tedirginlikleriyle koltukların ön tarafına ilişiyorlarmış. Kardiyologların bekleme salonlarındaki koltukların ön taraflarının çabuk aşınmasının sebebi buymuş. Daha geniş yürekli, rahat, sabırlı hastalar ise  koltuklara rahatça yerleşip arkalarına yaslandıkları için koltukların orta ve arkası daha fazla aşınıyormuş.

Benim sandalyenin ya da koltuğun ucuna oturmamdaki en büyük neden  ise aşağıdaki videodur. Çünkü yerinden kalkması daha kolaydır((:


Aslında bir sandalyeye yerleşmekle yaşama yerleşmek aynı şey. Küçük bir alandan büyük bir alana yerleşmek. Önce ayakta durduğumuz nokta, sonra içinde bulunduğumuz oda, dahaca genişçe ev, bulunduğumuz sokak, semt,ilçe il,ülke en nihayetinde dünya…

Yerleşebilmiş miyiz tam anlamıyla?

Ülkemizdeki şehirlerde, kasabalarda yaygın bir ev tipi vardır. Dış cephesi delikli tuğladan yapılmış, sıvasız, yarım kalmış evler, apartmanlardır bunlar. Evi yapan, tuğladan duvarları örmüş, kapıyı, pencereyi takmış, çatıyı tamamlamış, sıvayı,boyayı badanayı eksik bırakmıştır. Bazılarının çatıları da yoktur, ilerde bir kat çıkabiliriz düşüncesiyle, ucunda demirleri gözüken beton direkler açıkta bırakılmıştır. İlk bakışta tamamlanmadığı izlemini veren bu evlerde aslında resmen yaşanmaktadır; bacaları tütmektedir, balkonlarında çamaşırlar asılıdır, kapı numaraları, elektrik, su abonelikleri vardır. Bu evler niçin böyledir? Belki göçebe kültürünün tam yerleşememe alışkanlığından ötürü, belki masraftan kaçınmak için, belkide yaşama tam yerleşememenin bilinçli olmadan sergilenen somut bir göstergesi oldukları için bu evler yarımdır.

Sadece evlere eğreti yerleşmiyoruz, kimimiz ayakkabının topuğuna basıyoruz, kimimiz ceketi sırtımıza yarım atıyoruz, kimimiz direksiyona kaykılarak oturuyoruz ve galiba bir kısmımız, dünya görüşümüzü, siyasi görüşümüzü çok az veriye dayanarak oluşturuyor, sonuçta pek çoğumuz yaşama yerleşmeden yaşıyoruz.

Deprem kuşağında yaşıyoruz daha fazla yaşadığımız yapıları güçlendirmemiz gerekiyor, bayram geliyor, yola çıkacağız,yollarımızın durumu malum daha kontrollü sürücüler olup arabalarımıza iyi yerleşmemiz gerekiyor, bir çok şeyi daha sağlam yapmamız gerekiyor.

Özetle yaşama ilişmeyelim, tam yerleşelim.

15 Ekim 2011 Cumartesi

Ben Yaptım Olmuş mu?

6. Blog yazarları buluşmasında yemek blog yazarlarından aldığım bir profiterol tarifinden söz etmiştim. İşte o yazım: Blogunuda Yanına Al Öyle Gel


Mutfağa sadece kendi sevdiği yemekleri yapmak için giren biri olarak, profiterolün; sütlaçtan  sonra yaptığım ikinci tatlı olduğunu söyleyebilirim.


Bugün annemin doğum günü olması sebebiyle bu güzel tarifi denemeye karar verdim. Bu arada terazi burcu olan sevgili annemi evden uzaklaştırmak kolay olmadı. Bir sürprizimin olduğunu anlamıştı ama ona profiterol yapacağımı tahmin edemedi. Ömrüm boyunca bunu sen mi yaptın diyen yüz ifadesini unutmayacağım. Bu arada bir terazi kadını tarafından büyütüldüğüm için çok şanslıyım.


Biz mutfağa geri dönelim. Gerçekten tatlı yapmak sabır işi. Krema ve çikolotanın topaklanmamasını sağlamak, hamurun buzdolabında bekletilmesi bunlar işin püf noktaları. Geriye dönüp mutfağa şöyle bir baktığımda savaş alanı gibiydi. Yıkanacak bir sürü ev aleti beni bekliyordu. İşin en keyifsiz kısmı bulaşık yıkamaktı. Profiterol tam kıvamında olunca bu tatlı yorgunluğa değdi.

Şimdi filmi başa alalım. İşte mutfağa emin adımlarla girdiğim ilk kare


 Bu da fırından çıkan kremalanıp soslanmayı bekleyen profiteroller


 Ve sonuç:


Ve soruyorum ben yaptım olmuş mu?

Afiyet olsun((:

Tarif için tekrardan Anne Eli Gibi Reyhan’a kocaman teşekkürler((:

12 Ekim 2011 Çarşamba

Bir Lezzet Bin Damak Tadı

Şöyle saatler ileri doğru sardığında, bir lezzetle ödüllendirmek ister ya kendini insan. İşte o saatlerden birinde kendimizi Mecidiyeköy Cevahir Meydanı’nda Pinkberry Mağazasında bulduk.

Bu lezzetin tutkunları oldukça fazla çünkü epey bir sıra bekledik. Sıra beklerken mağazanın dekorasyonuyla ilgili hoş detaylar gözüme çarpmadı değil.


İşte o detaylardan kareler


Pinkberry; orijinal, tropikal meyve, nar,  hindistan cevizi, çikolata ve yeşil çay aromaları olmak üzere 6 farklı çeşide sahip. Seçeceğiniz Pinkberry'nizi, taze meyveler, çikolatalar, gevrekler, kuruyemiş çeşitleri, bal ve pekmez gibi ek lezzetler ile de kişiselleştirerek kendi damak tadınızı oluşturabilirsiniz.

İşte o lezzetten kareler



Küçük,orta ve büyük boy seçenekleri mevcut. Ayrıca doyurucu özelliğe sahip. Ara öğün olarak mı yemeli yoksa bu lezzete tatlı muamelesi mi yapılmalı bilemedim. 

Ama lezzetli dondurulmuş yoğurdu, ürün sunumu, mağaza dekorasyonu ve misafirlerine sunduğu özel deneyim ile hem damak tadımda hem aklımda kalan bir lezzet oldu.

Ve işte benim Pinkberry’im((:  Mağaza Müdürü Murat Bey’in ellerinde




Bu lezzeti nerelerde tadabilirim derseniz:
Pinkberry Mağazaları
Pinkberry Cevahir Meydan
Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi

Ürünle ilgili detaylı bilgi almak isterseniz web adresi http://www.pinkberry.com.tr/
Ve işte twitter hesabı https://twitter.com/#!/PinkberryTR

4 Ekim 2011 Salı

Blogunuda Yanına Al Öyle Gel



Evet evet aynen öyle yaptım. Geçen hafta blogumuda yanıma alıp 6. Blog yazarları buluşmasına katıldım. 











Kadıköy Türk Balon Restaurant’ta gerçekleştirilen bu etkinlik güzel bir kahvaltı eşliğinde geçti.



Hobisi yazmak olan birbirinden çok farklı alanlarda yazan blog yazarlarıyla bir araya gelip sohbet etmek oldukça keyifliydi. 





Mutfağa sadece sevdiği yemekleri yapmak için giren biri olarak yemek blog yazarlarından ayaküstü birkaç tarifte almadım değil. Elimde bir profiterol tarifi var ki bir an önce denemek için sabırsızlanıyorum. En kısa zamanda profiterol malzemelerini alıp deneyeceğim.

Etkinliğin ilerleyen saatlerinde sponsorların dağıttığı hediyeler hepimize sürpriz oldu. Çekilişte uzun zamandır istediğim fotoğrafçılık eğitimi çıktı. 15 Ekim’de gerçekleştirilecek olan Mehmet Ateş temel fotoğrafçılık eğitimini sabırsızlıkla bekliyorum.

İşte etkinlikten bazı kareler


Bu güzel günü organize eden  Zeynep ÖzcanMelike & Meltem Ertunç  ve Esra Kars'a teşekkürler((:

Ve işte 6. Blog Yazarları Buluşmasına  destek veren sponsorlar

Selva
Gürallar Art Craft
Feast
Engilish Home
Sinangil
Back-Up
Sarayli Giyim
Adana Gida
Seker Shop
Wella
Maggi
Bulent Gurler
Mc Donalds
Mehmet Ates
Santimix
Yonca Gida
Akdeniz Bijuteri





3 Ekim 2011 Pazartesi

Ailesel Bakım Değil Kişisel Bakım

Geçen hafta Dove’un blog etkinliğine katıldım.  Haydarpaşa Garı’nda gerçekleştirilen bu etkinlik oldukça keyifliydi. Kadınları bakımdan gelen güzellikle buluşturan Dove etkinliğine, Dermatolog Doktor Eylem Acar’ın da katılımıyla, kişisel bakımın 4 adımı olan “Temizleme”, “Yıpranmış saçlar için uzman bakım”, “Koltukaltı bakımı” ve “Nemlendirme”yi konuştuk.


7 il gezen Dove Bakıma Yolculuk treninde, tüketicilerin sık sorduğu sorulara da değinildi. Ekonomik paketler; aile boyu alışveriş yerine, kişiye özel alışverişin önemi üzerinde duruldu. Bir ailede herkesin aynı şampuanı kullanması yerine kişiye özel ve doğru ürünün kullanılması kısacası ailesel bakım değil kişisel bakımın şart olduğunun altı çizildi.

Perakende Trenindeki başka firma vagonlarına göz atmaya da vaktim oldu. Her bir vagonun renkli aktiviteleri vardı. 


Bu arada Dove vagonunun cilt ve saç analizi, el masajı, karaoke uygulaması oldukça ilgi gördü.

Aslında bakım çok geniş bir konu hem dışarıdan hem içerden cildi beslemek gerekiyor. Benim gibi bakım olaylarına yeni başlamış biri için Dove’un bunu dört adıma indirmesi hoşuma gitti. Yaptığımız sohbette cildin kendini uyku sırasında yenilediğini öğrendik. Birkaç tüyoyla bu yenilenmeye nasıl yardımcı olacağımıza dair fikir sahibi olduk. Saçımızın hafif nemliyken taranması tavsiye ediliyor. Saç kremi ve nemlendirici kullanmanın önemine dikkat çekiliyor.

Bu samimi geçen sohbetin ardından Dove Bakım Vagonundaki uzmanlara kendimizi bırakıyoruz. Saç ve cilt tipimizi öğreniyoruz. Gerçektende saç derinizi ve cildinizi, analiz sırasında bu kadar yakından görmek insanı şaşırtıyor. Küçük küçük tavsiyeler alıyoruz uzmanlardan. Hassas ve duyarlı cilde sahip kişilerin saçlarını ılık suyla yıkaması, gün içinde elimizi yıkadığımız sabunlarla cildimizdeki nemi kaybettiğimiz ve bunun için bir nemlendirici kullanmanın şart olduğu ve saç yıkama sıklığının haftada üçü geçmeyecek şekilde yapılması gerektiğini  öğreniyoruz.

Ve şunu unutmuyoruz: en önemli giysimiz cildimiz, çok değil her gün 5 dakikamızı ayırarak bakımlı olabiliriz.

Bir de şu güzel hikayeyi paylaşmadan geçemeyeceğim.  İşte Nil Karaibrahimgil'in 15 sene önce, daha bir üniversite öğrencisiyken Dove için yazdığı şarkı ve şarkının hikayesi.



Bakımla geçen bu dolu dolu güzel gün için Dove Ekibine, Excel İletişim Danışmanlığına ve Dove vagonundaki tüm bakım uzmanlarına teşekkürler.